Şantaj Suçunda Manevi Yarar: İlişkiyi Sürdürmek İçin Tehdit Etmek Şantaj mıdır?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 30.11.2022 tarihli, 2021/30966 E. ve 2022/23942 K. sayılı kararında, şantaj suçunun oluşması için mutlaka maddi menfaat elde etme amacı bulunmasının gerekmediğini değerlendirmiştir. Karara göre, mağdurla arkadaşlığını sürdürmek amacıyla şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklama tehdidinde bulunulması da Türk Ceza Kanunu’nun 107/2. maddesi kapsamında şantaj suçunu oluşturabilir.

Karar, özellikle ayrılık sonrasında gönderilen tehdit mesajlarının, özel fotoğrafları paylaşma tehdidinin ve karşı tarafı ilişkiyi sürdürmeye zorlamanın ceza hukuku bakımından nasıl değerlendirileceği konusunda önem taşımaktadır.

Ancak her tehdit mesajının şantaj suçunu oluşturduğu söylenemez. Şantaj suçu ile tehdit suçu arasındaki ayrımda, failin hangi amaçla hareket ettiği ve kullandığı ifadelerin niteliği belirleyicidir.

Bu yazıda, Yargıtay’ın söz konusu kararı çerçevesinde şantaj suçunda yarar sağlama amacı, manevi menfaat kavramı, TCK 107/2’nin uygulanma koşulları ve tehdit suçu ile arasındaki fark incelenmektedir.

Yargıtay Kararına Konu Olay Nedir?

Yargıtay kararına konu olayda, internet üzerinden tanışan ve bir süre birlikte yaşayan iki kişi arasındaki ilişkinin sona ermesinin ardından taraflardan birinin diğerine tehdit içerikli mesajlar gönderdiği anlaşılmaktadır.

Kararın karşı oy gerekçesinde aktarılan olay anlatımına göre sanık, mağdura gönderdiği mesajlarda elinde bulunan fotoğrafları başkalarına göstereceğini, kendisini herkesin önünde küçük düşüreceğini ve çevresindeki insanların mağdura olumsuz bakmasını sağlayacağını ifade etmiştir.

Bu mesajlar nedeniyle sanık hakkında tehdit ve şantaj suçları yönünden yargılama yapılmıştır.

Yargılama sonucunda şantaj suçundan beraat kararı verilmiş, ancak kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiştir.

Uyuşmazlığın merkezinde şu hukuki soru bulunmaktadır:

Bir kişinin eski arkadaşlığını veya ilişkisini sürdürmek amacıyla karşı tarafı küçük düşürücü bilgileri açıklamakla tehdit etmesi, maddi kazanç amacı bulunmasa bile şantaj suçunu oluşturur mu?

Yargıtay: Şantaj Suçunda Yarar Sadece Maddi Kazanç Değildir

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 30.11.2022 tarihli kararında, TCK 107/2 kapsamında düzenlenen şantaj suçundaki yarar kavramının yalnızca maddi kazançlarla sınırlı olmadığını belirtmiştir.

Daireye göre yarar kavramı, failin veya üçüncü bir kişinin lehine olan maddi ve manevi menfaatleri kapsayabilir.

Somut olayda Yargıtay, mesaj tespit tutanağı ile katılanın beyanlarını birlikte değerlendirerek sanığın mağdurla arkadaşlığını sürdürmek amacıyla şantajda bulunduğu sonucuna ulaşmıştır.

Bu nedenle sanığın eyleminin TCK 107/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiş ve şantaj suçundan verilen beraat hükmü bozulmuştur.

Yargıtay Kararının Hukuki Önemi

Kararda benimsenen yaklaşım, şantaj suçunda yarar sağlama amacının değerlendirilmesi bakımından dikkat çekicidir.

Çünkü şantaj suçunda yarar kavramı yalnızca;

  • Para istemek,
  • Malvarlığı elde etmek,
  • Borçtan kurtulmak,
  • Ekonomik çıkar sağlamak

gibi maddi menfaatlerden ibaret değildir.

Somut olayın özelliklerine göre mağduru istemediği bir ilişkiyi sürdürmeye zorlamak da fail açısından manevi yarar elde etme amacı kapsamında değerlendirilebilir.

Bununla birlikte, her ayrılık sonrası tehdit veya iletişim kurma ısrarı doğrudan şantaj suçunu oluşturmaz. TCK 107/2’de belirtilen tehdit biçiminin ve yarar sağlama maksadının somut delillerle ortaya konulması gerekir.

TCK 107/2 Kapsamında Şantaj Suçu Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesinde şantaj suçu düzenlenmiştir.

Kanunun 107/2. maddesine göre kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak amacıyla, kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunulması hâlinde şantaj suçunun oluşması gündeme gelir.

Bu düzenleme, kişinin kendi iradesiyle karar verme ve davranışlarını serbestçe belirleme özgürlüğünü korumayı amaçlamaktadır.

Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir?

TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunun oluşabilmesi için özellikle şu unsurlar değerlendirilir:

1. Şeref veya saygınlığa zarar verecek bir hususun bulunması

Tehdidin konusu, mağdurun toplum içindeki itibarını veya kişisel saygınlığını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olmalıdır.

2. Bu hususun açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi

Fail, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek bilgileri açıklayacağını ya da böyle bir isnatta bulunacağını bildirmelidir.

3. Yarar sağlama amacı

Failin kendisine veya başka bir kişiye yarar sağlama maksadıyla hareket etmesi gerekir.

Yargıtay’ın incelenen kararına göre bu yarar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir.

4. Kastın bulunması

Failin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi, ayrıca TCK 107/2 bakımından yarar sağlama maksadıyla hareket etmesi gerekir.

Bu unsurların somut olayda bulunup bulunmadığı, mesaj içerikleri, tarafların beyanları ve diğer delillerle değerlendirilir.

Eski Sevgiliyi veya Eşi İlişkiyi Sürdürmeye Zorlamak Şantaj mıdır?

Ayrılık sonrasında ortaya çıkan uyuşmazlıklarda taraflardan birinin diğerine ait özel bilgileri veya fotoğrafları açıklamakla tehdit etmesi söz konusu olabilir.

Örneğin bir kişinin eski partnerine;

“Benimle görüşmeye devam etmezsen fotoğraflarını herkese göstereceğim.”

şeklinde mesaj göndermesi durumunda, TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerekebilir.

Bu örnekte failin amacı doğrudan para elde etmek değildir. Buna karşılık mağduru istemediği bir ilişkiyi devam ettirmeye zorlamak suretiyle kendisine manevi bir yarar sağlamayı amaçladığı ileri sürülebilir.

Yargıtay’ın 30.11.2022 tarihli kararında benimsediği yaklaşım da bu ayrım bakımından önem taşımaktadır.

Ancak suçun oluşması için yalnızca ilişkinin sürdürülmek istenmesi yeterli değildir. Şeref veya saygınlığa zarar verecek hususları açıklama ya da isnat etme tehdidinin ve yarar sağlama amacının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Şantaj Suçu ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark Nedir?

Şantaj ve tehdit suçları birbirine benzeyen bazı özellikler taşımasına rağmen Türk Ceza Kanunu’nda ayrı düzenlemelere tabidir.

Tehdit suçu TCK 106’da, şantaj suçu ise TCK 107’de düzenlenmiştir.

Tehdit suçunda kişinin hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına, malvarlığına ya da kanunda belirtilen diğer değerlere yönelik saldırı veya kötülük bildirimleri söz konusu olabilir.

Şantaj suçunda ise özellikle TCK 107/2 bakımından, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek hususları açıklama ya da isnat etme tehdidinin yarar sağlama amacıyla gerçekleştirilmesi aranır.

Tehdit suçuŞantaj suçu
TCK 106’da düzenlenmiştir.TCK 107’de düzenlenmiştir.
Kanunda tanımlanan saldırı veya kötülük tehditleri söz konusudur.Kanunda belirtilen zorlama veya yarar sağlama amaçlı tehdit biçimleri söz konusudur.
Yarar sağlama amacı genel bir unsur değildir.TCK 107/2 bakımından yarar sağlama amacı aranır.
Tehdidin içeriği ve diğer kanuni unsurlar değerlendirilir.Tehdidin içeriği yanında failin yarar sağlama maksadı da önemlidir.

Dolayısıyla aynı ifadelerin hangi suç kapsamında değerlendirileceği belirlenirken yalnızca kullanılan kelimelere değil, eylemin bütününe ve failin amacına bakılmalıdır.

Yargıtay Kararındaki Karşı Oy: Şantaj Suçunun Unsurları Oluşmuş mudur?

İncelenen Yargıtay kararı oy çokluğuyla verilmiştir.

Karara katılmayan üye, çoğunluğun değerlendirmesinden farklı bir sonuca ulaşmıştır.

Karşı oy gerekçesinde, TCK 107/2 kapsamında yarar sağlama amacının maddi veya manevi olabileceği kabul edilmekle birlikte, bu amacın somut olayda bulunup bulunmadığının ayrıca araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Karşı oyda sanığın mesajlarının bir bütün olarak tehdit niteliğinde olduğu, ancak mağdurdan maddi veya manevi yarar sağlama iradesinin ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir.

Bu nedenle karşı oy sahibi, şantaj suçundan verilen beraat hükmünün onanması gerektiği görüşünü savunmuştur.

Çoğunluk Kararı ile Karşı Oy Arasındaki Fark

Karardaki görüş ayrılığı, manevi yararın hukuken şantaj suçu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinden ziyade, somut olayda yarar sağlama amacının ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır.

Yargıtay çoğunluğu, sanığın arkadaşlığı sürdürme amacıyla hareket ettiğini kabul ederek şantaj suçunun unsurlarının oluştuğu sonucuna ulaşmıştır.

Karşı oy sahibi ise mesajların tehdit niteliğinde olduğunu kabul etmekle birlikte, şantaj suçuna özgü yarar sağlama maksadının somut olayda ortaya konulamadığını savunmuştur.

Bu farklılık, şantaj suçunda manevi yarar kavramının yanı sıra failin amacının ispatının da önemli olduğunugöstermektedir.

Şantaj Suçunun Cezası Nedir?

TCK 107/1 kapsamında şantaj suçunun temel cezası:

Bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

TCK 107/2’de düzenlenen şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların açıklanması ya da isnat edilmesi tehdidiyle şantaj suçunun işlenmesi hâlinde de aynı ceza hükmü uygulanır.

Kanun, bu yaptırımları birlikte öngörmektedir.

Somut olayda belirlenecek ceza; suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, uygulanabilecek indirim veya artırım nedenleri ve diğer kanuni koşullar çerçevesinde değerlendirilir.

Şantaj Mesajları Delil Olarak Kullanılabilir mi?

Şantaj iddialarında WhatsApp, SMS, sosyal medya mesajları ve diğer dijital iletişim kayıtları önemli deliller arasında yer alabilir.

Nitekim incelenen Yargıtay kararında da mesaj tespit tutanağı ve katılanın beyanları birlikte değerlendirilmiştir.

Şantaj suçuna maruz kaldığını düşünen kişilerin şu kayıtları muhafaza etmesi yararlı olabilir:

  • Tehdit içerdiği düşünülen mesajlar ve ekran görüntüleri.
  • Mesajların gönderildiği tarih ve saat bilgileri.
  • Telefon numaraları ve sosyal medya hesap bilgileri.
  • Fotoğraf veya özel bilgilerin paylaşılacağı yönündeki açıklamalar.
  • Taraflar arasındaki iletişimin olayla ilgili bölümleri.
  • Varsa diğer hukuka uygun deliller.

Delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi de önem taşımaktadır.

Her dijital kayıt tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilemez. Delilin güvenilirliği, bütünlüğü ve diğer delillerle uyumu somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Yargıtay Kararının Sonucu Nedir?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 30.11.2022 tarihli ve 2021/30966 E., 2022/23942 K. sayılı kararında iki ayrı temyiz değerlendirmesi yapmıştır.

Tehdit suçu bakımından: Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz istemi, CMK 286/2-d hükmü çerçevesinde temyiz edilemezlik nedeniyle reddedilmiştir.

Şantaj suçu bakımından: Yargıtay, TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeden beraat kararı verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Dosya, yargılamanın sürdürülmesi ve sonuçlandırılması amacıyla ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine gönderilmiştir.

Bu noktada, Yargıtay’ın bozma kararının doğrudan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmediğiözellikle belirtilmelidir.

Şantaj Suçu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Şantaj suçunun oluşması için para istenmesi şart mı?

Hayır. TCK 107/2 kapsamında yarar sağlama amacı yalnızca maddi kazançla sınırlı değildir. Yargıtay’ın incelenen kararına göre arkadaşlığı sürdürmek amacı da somut olayın özelliklerine bağlı olarak manevi yarar kapsamında değerlendirilebilir.

Eski sevgilinin fotoğrafları paylaşmakla tehdit etmesi şantaj mıdır?

Kişinin şeref veya saygınlığına zarar verebilecek fotoğrafların açıklanacağı tehdidinin kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla kullanılması, TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunu gündeme getirebilir. Suçun oluşup oluşmadığı somut delillere göre belirlenir.

Barışmak için tehdit etmek şantaj suçu oluşturur mu?

Barışmayı veya ilişkiyi sürdürmeyi sağlamak amacıyla mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunulması, somut olayda TCK 107/2 kapsamında değerlendirilebilir. Ancak yalnızca barışmak istemek veya ısrarla iletişim kurmak, kendiliğinden şantaj suçunun oluştuğu anlamına gelmez.

Şantaj suçunda manevi yarar nedir?

Manevi yarar, failin doğrudan ekonomik kazanç elde etmesi dışında kendisi veya başkası lehine gerçekleştirmeyi amaçladığı menfaati ifade edebilir. İncelenen Yargıtay kararında arkadaşlığın sürdürülmesi amacı bu kapsamda ele alınmıştır.

Şantaj suçunda fotoğrafların gerçekten paylaşılması gerekir mi?

TCK 107/2 kapsamında suçun oluşması için fotoğrafların mutlaka paylaşılmış olması gerekmez. Kanunda belirtilen nitelikteki açıklama veya isnat tehdidinin yarar sağlama maksadıyla gerçekleştirilmesi suçun oluşması bakımından yeterli olabilir. Fotoğrafların gerçekten paylaşılması hâlinde başka suçların oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilir.

Şantaj suçu ile tehdit suçu aynı mıdır?

Hayır. Tehdit suçu TCK 106’da, şantaj suçu ise TCK 107’de düzenlenmektedir. Şantaj suçunda kanunda belirtilen özel tehdit veya zorlama biçimleri aranır. TCK 107/2 bakımından ayrıca yarar sağlama maksadı önem taşır.

Hukuki Değerlendirme

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30.11.2022 tarihli kararı, şantaj suçundaki yarar sağlama amacının değerlendirilmesi bakımından önemli bir içtihattır.

Kararda, şantaj suçunun oluşabilmesi için mutlaka para veya ekonomik menfaat elde etme amacının bulunmasının gerekmediği ortaya konulmuştur.

Bununla birlikte, somut olayda failin gerçekten yarar sağlama amacıyla hareket edip etmediği ve mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek hususları açıklama ya da isnat etme tehdidinin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır.

Karardaki karşı oy da özellikle yarar sağlama maksadının ispatı bakımından farklı hukuki değerlendirmelerin yapılabileceğini göstermektedir.

Sonuç olarak, ayrılık sonrası gönderilen tehdit mesajlarının şantaj mı yoksa tehdit suçu mu oluşturduğunun belirlenmesinde, mesajların içeriği, tarafların ilişkisi, failin amacı ve mevcut deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Avukat Fırat Yılmaz

İncelenen Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi

  • Esas No: 2021/30966
  • Karar No: 2022/23942
  • Karar Tarihi: 30.11.2022
  • İlgili Suçlar: Tehdit ve Şantaj
  • İlgili Kanun Hükümleri: TCK 106, TCK 107/2, CMK 286 ve 298
  • Sonuç: Şantaj suçundan verilen beraat hükmünün oy çokluğuyla bozulması

Hukuki kaynaklar:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu – T.C. Adalet Bakanlığı Mevzuat Sistemi

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2021/30966 E., 2022/23942 K. sayılı kararı – Karar künyesi

Bu yazı, belirtilen Yargıtay kararının değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmış genel hukuki bilgilendirme metnidir. Her olayın hukuki niteliği, kendi koşulları ve delilleri çerçevesinde ayrıca incelenmelidir.